Değişimin arifesinde: Sığacık

Dünyada benzeri var mıdır bilinmez? Bir metropol ve ona son derece yakın el değmemiş bir doğa cenneti. Ne kooperatifler, ne amaçsız kalabalıklar, ne de sanayi henüz ulaşamamış Sığacık’a.

Sığacık İzmir’e 50, Seferihisar’a ise sadece 5 kilometre uzaklıkta. Son derece korunaklı bir limana sahip. Zaten adı da “sığınak” kelimesinden geliyor.

Yüzyıllarca denizciler Ege’nin öfkeli dalgalarından Sığacık Limanı sayesinde kurtarmışlar canlarını. Günümüzde liman eski şaşalı günlerine ulaşacağı anı bekliyor sabırsızca. Çünkü güzel haberler var. Ege’nin eşsiz yat limanlarından biri doğuyor Sığacık’ta. Proje hayata geçirileceği günleri sabırsızlıkla bekliyor. Yat limanının yeri ve Sığacık koyuna yapacağı olumsuz çevresel etkiler tartışılsa bile projeye adım atılmış bile.

 

Sığacık’ın bir diğer özelliği de rüzgarı. Öyle ki bölge Alaçatı kadar karakteristik bir rüzgara sahip. Bu son derece benzersiz konumunun bir armağanı Sığacık’a. Sörf tutkunları için Alaçatı’ya ciddi bir alternatif ve rakip olması bekleniyor. Ancak daha zaman var. Tıpkı turizmde olduğu gibi. Çünkü gelir seviyesi yüksek sörfçülerin konaklayabileceği otel ve pansiyon sayısı oldukça sınırlı günümüzde. Halen üç otel ve sadece 15 pansiyon hizmet veriyor Sığacık gezginlerine. Ancak bölge turizm yatırımları açısından eşsiz olanaklar sunuyor yatırımcılara. Nitekim büyük turizm yatırımları başlamış bile. Ünlü bir havayolu şirketimiz beş yıldızlı bir otel inşaatına başlamış bile.

Sığacık’ın kimilerine göre en büyük şansı kimilerine göre ise en büyük şanssızlığı bölgenin büyük bir kısmının SİT alanı olması. Koruma altındaki bu bölge el değmemişliğini SİT alanı olmasına borçluyken bölgenin diğer turistik kasabalarına oranla geri kalmış olması da yine SİT alanı olmasına bağlanıyor.  

Sığacık ziyaretçileri lezzetli Ege balıklarını göreceli olarak daha ucuz fiyatla bulabiliyorlar şirin Sığacık restoranlarında. Ama özellikle bölgedeki balık çiftliğinden kaynaklanan çevre kirliliği balık jenerasyonunu hızla azalmasına yol açıyor. Trol avcılığının da bu konudaki etkisini unutmamak lazım.

Sığacık bir kıyı kasabası, belki de bir balıkçı köyü. Yerleşim koyun yani Sığacık Limanı’nın çevresine yayılmış. Liman çevresindeki Ortaçağ kalesi de bu durumu kanıtlıyor. Günümüzde şirin, küçük lokantalara, pansiyonlara dönüşmüş bu yapılar. Hafta sonları İzmirlilerce nefes almak için kullanılıyorlar. Ancak keşfedilmemek karışık duygular yaratıyor Sığacık sakinlerine. Aynı anda hem bu sakinliğin huzurunu hem de keşfedilmemişliğin ekonomik sıkıntılarını yaşıyorlar. Ama eminiz ki Sığacık kısa bir süre sonra huzur arayanların mabedi olacak. Biz de dolaşıyoruz Sığacık sokaklarında huzur içinde ve kulak kabartıyoruz Sığacıklıların konuşmalarına. Ne demişler: “Öylesine huzurludur ki kelebek; kovalandığında bile acele etmez.”

 

Deniz Tufan – Tekne Turu Operatörü 

“Daha önce balıkçıydım. 3 yıldır tekne turları düzenliyoruz. Aynı zamanda balıkçılık da yapıyoruz. Balıkçı teknelerimiz de var. Tekne turlarına Selinda isimli küçük bir tekne ile başladık. 9 metrelik bir teknemiz daha var. Onu da özel turlar için kullanıyoruz.

Çok tanınamadığımız için ilgi düşük. Bu yıl 15 Temmuz’da yerli müşteri sezonunu açtık. Urla, Güzelbahçe, Narlıdere, Balçova’da kendimizi tanıtmaya çalışıyoruz. Aslında denizimiz, koylarımız çok güzel. 15 YTL’lik tekne turlarımız her gün 10.30’da Sığacık limanından başlıyor.

 

Bir saatlik bir yolculuktan sonra Papaz Boğazı’nda 30 dakika deniz molası veriyoruz. Daha sonra hiç rüzgar almamasından dolayı yemek koyu ismini verdiğimiz Yalancıkokar’da mola veriyoruz. Burada iki saat kalıyoruz. Üçüncü durağımız Çamur Koyu. Buradaki çamur cilde çok iyi geliyor. Burada da 45 dakika kalıyoruz. Dördüncü koyumuz Taşada. İçinde bulunan adaya benzer büyük bir taştan dolayı bu ismi alan koyda bir saat kaldıktan sonra son durağımız olan Akvaryum’a gidiyoruz. İsminden de anlaşılabileceği gibi burası çok güzel ve temiz. Burada da bir saat kalıp saat 18.30 gibi Sığacık Limanı’na geliyoruz. 20 kişilik bir gurup oluşunca tekne turuna çıkıyoruz.

 

Ben şu anda 56 yaşındayım. Bu süreçte Sığacık’ta çok şey değişti. Bu değişimin en önemli göstergelerinden biri de yat limanı. Ancak bence yat limanı konumu itibariyle yanlış yapıldı. Burası 40 yıl önce daha doğal bir limandı. Yat limanı yapılınca su sirkülasyonu olmadığı için deniz kirlenmeye başladı. Bütün yatlar buraya bağlanınca su sirkülasyonunun zayıflığından dolayı durum daha da kötüleşecek. Ben çocukluğumda buradan denize girerdim ama şu anda bu mümkün değil. Yat limanının elbette ki bize olumlu getirileri de olacak ancak eksisini artısını düşününce eksisinin daha fazla olduğunu söyleyebilirim.

Eğer bu yat limanı buraya değil de Sarıkovalar dediğimiz bölgeye yapılmış olsaydı hem su sirkülasyonu fazla olacaktı hem de buranın doğal yapısı bozulmayacaktı. Ama yapıldı. Sanırım yetkililer buna bir çözüm bulurlar.

Sığacık’ın gelişmemişliğinin nedenleri arasında SİT alanı olması da yer alıyor. Bu nedenle yapılaşmalar çarpık oluyor. Nüfus arttıkça ev ihtiyacı artıyor. Ama SİT bunu engelliyor.

Ben SİT’i korumaktan yanayım ama yöreye de kontrollü olarak yapı izninin verilmesi gerektiğini düşünüyorum.”

EGE TV Yaz Ateşi (TV Magazin)
Deniz Tufan (Kaptan) Reportaj'da Koyları ve Tarihi özelliğini anlatıyor.Burada asırlar önce yaşıyan insanların Tarihi Kilise kalıntılarını sahile yakın tarafıta görmek mevcut.  Burası hem Doğal güzelliğiyle  hemde Tarihi açıdan ilginç bir yer.

Tolga Tufan (Organizatör/Kaptan) Rotaları ve Turdaki istasyonları anlatıyor. Rotamızdaki doğa harikalarından biriside Mağaralar bölgesi. Burası bölgenin jeolojik yapısını çok net gösteriyor.

EGE TV (TV Yayını izleyebilirsiniz)

EGE TV Yaz Ateşi

Ege TV Yaz Ateşi Magazin Programından gelen konuklarımızın(Aybikem Eser ve Balamir Yıldız), Selinda Tekne Tur gezilerini izleyebilirsiniz.

 Video Ege Tv Magazin

 Video Ege Tv Magazin

 Video Ege Tv Magazin

 Video Ege Tv Magazin

 Video Ege Tv Magazin

 Video Ege Tv Magazin

 Video Ege Tv Magazin

 Video Ege Tv Magazin
Windows Media Player >8+